Orta bir yol tut

Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir.
* (Lokman Suresi, 19)

Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir.
* (Lokman Suresi, 19)

Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O’na ibadet etmekten büyüklenmezler…”
* (A’raf Suresi, 205-206)

Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez.
* (A’raf Suresi, 55)

Hani o Rabbine gizlice seslendiği zaman demişti ki: “Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım.”
* (Meryem Suresi, 3-4)

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru.” “Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” “Rabbimiz, biz: “Rabbinize iman edin” diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.” “Rabbimiz, elçilerine va’dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen, va’dine muhalefet etmeyensin.” Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam.
* (Al-i İmran Suresi, 191-195)

Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad olurlar.
* Bakara Suresi, 186

Dualarımızı kabul buyur ve ümitlerimizi boşa çıkarma. Senden kusurlarımızı setretmeni.. günahlarımızı yarlığayıp bizi mağfiret buyurmanı.. ihlasa erdirdiğin has kullarına bulunduğun gibi bize de lütufta bulunmanı.. bize –malın mülkün bir fayda vermediği o günde işimize yarayacak ve Senin hoşlanmadığın kirli duygulardan arınmış- bir kalb-i selîm, her zaman sadece doğruyu söyleyen nezih bir lisan ve bizi Senin sevgine ve Seni sevenlerin sevgisine yaklaştıracak makbûl ameller nasib etmeni dileniyoruz.
Rabbimiz! Hoşnutluğunu, ufkumuzu bütünüyle kaplayan en büyük gaye ve Cennetini de ebedî meskenimiz eyle!
Efendiler Efendisi’ne, Onun nezih aile fertlerine, yıldızlar kadar parlak ve seçkin arkadaşlarına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabbimiz!
*
Dua Ufku

Gönlü hakîkate ermiş olgun ruhların ebedî mihrabı, duygularıyla kanatlanmış âriflerin duyup bildikleri tek varlık, âlemlerin Rabbi Allah’a, O’nun ilmi adedince hamd; varlığın özü ve nüvesi, yaradılış ağacının meyvesi ve tevhid hakikatinin en gür sesi Peygamber Efendimiz Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa’ya, O’nun seçkin âilesine, mümtaz arkadaşlarına salât ü selâm ediyoruz.
Ey Rabbimiz! Kendisiyle Senin kapına gelindiğinde mutlaka icabet buyurduğun ve yine onunla anıldığın her zaman kullarına yardımcı olduğun Nâm-ı Celîlin hürmetine istiyoruz.
* Dua Ufku