Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. İsrâ Sûresi, 17:44.
“Hâlâ şükretmezler mi?” Yâsin Sûresi, 36:35, 73.
“Şükredenleri elbette mükâfatlandıracağız.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:145.
“Şükrederseniz nimetimi elbette arttırırım.” İbrahim Sûresi, 14:7.
“Yalnız Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.” Zümer Sûresi, 39:66.
 “Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz?” Rahmân Sûresi, 55:13

… Evet, Kur’ân-ı Hakîm, nasıl ki şükrü netice-i hilkat gösteriyor. Öyle de,Kur’ân-ı kebîr olan şu kâinat dahi gösteriyor ki, netice-i hilkat-i âlemin en mühimi şükürdür. Çünkü, kâinata dikkat edilse görünüyor ki, kâinatın teşkilâtı şükrü intac edecek bir surette, herbir şey bir derece şükre bakıyor ve ona müteveccih oluyor. Güya şu şecere-i hilkatin en mühim meyvesi şükürdür. Ve şu kâinat fabrikasının çıkardığı mahsulâtın en âlâsı şükürdür…
(Mektubat / 28.Mektup – 5. Mesele)